Klasik terapi yöntemlerinden ziyade son derece mucizevi, deneyimsel ve kinestetik (dokunsal, duyusal) etki gücü çok yüksek olan bu teknik, 2 yaşından büyük çocuklardan ergenlere, ve dahi kökleri olan derin kilitlenmeler yaşayan yetişkinlere ve ailelere kadar çok çeşitli yelpazede uygulanan bir sanat gibidir.
Kelimelerin tükendiği, dil gelişiminin yetmediği, zihnin bloke olduğu ve bilinçdışı zorlanmaların boğduğu kriz anlarında birey; sınırları belirlenmiş küçük bir alanda, su, kum ve yüzlerce farklı özellikteki sembolik minyatürle kendi "üç boyutlu dünyasını" kurar. İşte bu eylemin tüm sürecine ve o dünyanın mimarı olan danışan ile ona sessiz ama güçlü bir terapötik destek veren merkeze Gaziantep Kum Tepsisi Terapisi (Sandplay) diyoruz.
Kum terapisinin psikanalitik ve sembolizm temellerinde Carl Jung’un kolektif bilinçdışı ve arketipleri yatmaktadır. Bu kuramları pratiğe taşıyan psikiyatrist Margaret Lowenfeld (Dünya Tekniği) ve psikanalist Dora Kalff olmuştur. Dillerini bilmeyen, iletişime kapalı ve kilitli travmalar yaşayan hastalara oynamaları için içi kum dolu kalibre bir tepsi ve raflar dolusu küçük oyuncaklar bırakılmış; böylece bireyin sadece bir oyuna girmesi değil evrensel bir iyileşme metodu oluşturması keşfedilmiştir.
Peki tüm bu sistemde kumu ve tepsiyi bir "çare makinesi" yapan büyülü ana maddeler ve süreçler nelerdir?
Terapi odasında fiziki, ahşap, sınırları olan güvenilir bir dikdörtgen kalıptır kum masası. Danışana şu gizli mesajı iletir: "Burası sadece sana ait, dünya korkutucu ve kuralsız gelse de; burayı kimliğinle kuracaksın ve güvenle sınırlarını kontrol edineceksin."
Siz de bir deniz kenarına gittiğinizde ayaklarınız veya elleriniz kumla temas edince nedensiz huzur hissi almaz mısınız? Kum, anne rahmindeki duyusal uyarımlar kadar ilkel ve yumuşaktır. Hem yatıştırır hem yaratıcılığı regüle eder (düzenler), duyguların sert köşelerini törpüler.
Dinozorlar, tahta çitler, süper kahraman figürleri, tanklar, cadılar, prensesler, evler, vahşi hayvanlar, kırık dökük nesneler... Tepside kullanılan nesneler; bireyin iç dünyasındaki karakterlerin, yaşadığı çatışmaların veya zihnindeki aile fertlerinin metaforik temsilleridir. Bir çocuk ebeveynine duyduğu öfkeyi anlatmaz ancak bir dinazoru kırık kuleye fırlatıp devirerek tüm agresyonunu güvenli dozda dışarıya salar.
Kuma giren her çocuk / birey önce her şeyi karıştırır, sular seller oluşturur, bataklıklar, savaşlar yapar (içsel kaos aşaması). Zaman geçer ve terapi ilerledikçe yavaş yavaş sınırları ve yapıyı düzenler (iyileşme aşaması). Kendi inşa ettiği darmadağın dünyanın sorunlarını kum oyununda çözebildiğini, tehlikeli şeyleri kumun altına saklayabildiğini, orduyu yönettiğini gören danışan, seansın çıkışında gerçek dış dünyadaki sorunları da "onarma ve yönetme" gücünü özbenliğine geçirmiş olur.
Süreç içerisinde psikoloğunuz sadece sessiz bir refakatçi değil; yapılandırılmamış tepsi aşamalarında çocuğunuzun ürettiği dünyaya dair ucu açık kilit sorular sorarak (Örn: "Buradaki küçük ayı neden çitlerin o tarafında duruyor sence, güvende mi?") kişinin içsel çözümlemesini sağlamaya aracı profesyonel bir uzmandır.
Unutulmamalıdır ki, yaşı büyük ergen ve yetişkin bireyler de yoğun kaygıları/travmaları için bazen konuşmak istemez. Bu yüzden ergen veya erken yetişkinlerde uyguladığımız Bireysel ve Yetişkin Terapisi oturumlarına zaman zaman Kum Tepsisi çalışması harikulade bir farklılık ve ivme katar.
Kelimelerin yuttuğu, korkularınızın hapsettiği duygularınızı bizimle birlikte o güvenli ve huzurlu tepside dökmek ve yepyeni umutlu bir dünya (yepyeni bir gerçeklik) kurgulamak için geç kalmadınız. Uzman kadromuzla çocuk, ergen ve uygun olan yetişkinlerimize hitap ettiğimiz Şehitkamil Kum Terapisi ve Oyun Terapisi Merkezi hizmetlerimizin detaylarını duymak ve hızlıca randevunuzu (yerinizi) ayırtmak isterseniz iletişim sayfamızdaki telefon üzerinden asistanımıza ulaşarak hemen ilk adımı atabilirsiniz.
Copyright © 2026 Tüm hakları saklıdır. Web Tasarım Ajansı